Radikal gazetesinde su haberi gordum, gecen gun yazdigim konuyla alakali oldugu icin buraya koyuvereyim linkini dedim. Haber yeni bir bakanlik kurulmasi girisimi ile ilgili. Malum AKP doneminde devlet eliyle muhtac (olduklarini umdugumuz) ailelere cesitli yardimlar yayginlasti. Komurdur, yiyecektir dagitiliyor. Bu yardimlar iki kurumu birbirine dusurmus: "Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü (SYDGM) rakip çıktı. " diyor Radikal'deki haber. sGK ozerk bir yapi onerirken, SYDGM de yeni bakanlik kurulsun bunun icin diye bir oneri ortaya atmis. Yani her iki kurum da kendi tekeline almak istiyor olayi ve de buyuyup daha oturakli bir burokrasi haline gelmek istiyor. Siyaset biliminde "burokratlar kendi kurumlarinin buyumesini ve daha fazla guc sahibi olmasini ister" derler, iste bir ornegi.
Bu isin icinden nasil cikacaklar bilmiyorum, ama soylemek istedigim iki sey var:
1. Daha elindeki isi dogru durust yapamayanlarin daha fazla guc ve yetki istemeye ne yuzu olabilir? Yesil kart uygulamasini yuzune gozune bulastiranlar bunlar degil mi? Asil ihtiyaci olanlar bir yesil kart alabilmek icin kirk dereden su getirmek zorunda birakilirken, bazi yerlerde ise yesil kart ulufe gibi dagitiliyor (sonra bu yesil kartla "yazdirilan" ilaclar gidip eczanelere satiliyor, bir nevi yesil kart-ilac mafyasi var).
2. Boyle kisa donemli (miyopik), pragmatik cozumlerle nereye kadar? Tamam bu tur maddi yardimlarin (komur, yiyecek, giyecek) geri donusu (oy/destek olarak) iyi oluyor; ama o komur yakiliyor, o yiyecekler yeniyor ve bitiyor, bu ihtiyaclar kesinlikle bitmiyor. Vatandasi annesinin gelip yedigini agzina kusmasini bekleyen kus bicilerine cevirir bu "sosyal devlet" anlayisi. "Mikrokredi" denen bir sey var mesela, bizim milletimiz de cingoz masallah, bence boyle bir programla harikalar yaratilabilirdi.
2bucuk. AKP'ye odev: "Sosyal devlet" kavramini bir daha gozden geciriniz, bunu yaparken Islami gozluklerinizi cikarip modern devlet perspektifinden bakiniz. Bir ummet ve bir millet farkli seylerdir, ihtiyaclar ve problemlere farkli cozumler onerirler. Neyi yonettiginizi idrak edene kadar dusununuz.
Pazartesi, Eylül 15, 2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Cok guzel yazmissin Ebru, zaten memlekette mantar gibi biten 3 sey say deseler, 1-universite, 2-bakanlik, 3 de starbucks derdim. Hadi emperyalist amerikanin uzerimizde oynadigi oyunlar kategorisine girdigi icin 3. sikki geciyorum, fakat universite de bakanlik da bit gibi cogalan fakan bir biipe yaramayan kurumlar olmasi acisindan uzucu.
"Daha elindeki ici dogru durust yapamayanlar" demissen, elindeki isi dogru durust yapan ne var onu sormak isterim. Onu da gec, elinde dogru durust isi olan ne var ona bakalim. Guc ve yetki, bizim burokratlara gore daha yuksek butce ve daha afilli sahsi konum tanimlari demek. Oysaki insan gucu de yetkiyi de ufak bir kurum olarak bile yaratabilir. Milyonlarca insanin aclik sinirinda yasadigi bir ulkede SYDGM gibi bir kurum nasil islevsel olamaz? Boyle seyler benim midemi kaldiriyor. Yesil kart mafyasi (anasini satayim herseyin mafyasi var zaten - aygaz tup mafyasi dahi duydum, taksi mafyasi, servis mafyasi vb) bunlar kelimelerin kifayesiz kaldigi anlar.
Gelisen dunyayi bir tek ilac mafyasinda yakalayabilmisiz cancagizim. Daha yeni ABD'de doktorlarin hastalarin kisisel bilgilerini CVS -Walgreens gibi yerlere sattigi ortaya cikti. Buna gore senin kullandigin ilaclarin listesi eczaneye gidiyor, sana burdan bir portfolio olusturuluyor. Sonra bu bilgileri eczane ozel ilac sirketlerine satiyor. Derken gelsin evine nerden geldigi belli olmayan, seni nasil buldugu sozum ona anlasilmayan tam derdine deva ilac reklamlari, kampanya kuponlari. Federal hukumet yeni bir yasa cikartiyor gerci bunlari duzenleme kapsaminda. Iste can alici son cumle degil mi, bunlari duzenlemek icin calisan bir devlet. Allahim neydi gunahim diyorum bazen, gelismis bir ulkede yasayinca nasi daha cok gozune batiyor insanin.. hazmetmesi guc, bu kadar yanlis giden seyi, cok guc hem de.
Betul: Yorumuna diyecek laf bulamiyorum, dogru soze ne denir kategorisinden. "Gelismis dunya"da da burokrasiler boktan, bakma, ama bir sekilde (bol israf ve redundancy ile bile olsa) isler hallediliyor. Gecen gunlerde ABD enerji bakanligi miydi, bu petrol cikaran sirketlerle ilgilenen birimde sex, drugs and rock n roll'a tas cikaracak isler, usulsuzlukler dondugune dair haber cikmisti. Saniyorum ki alttan devamli bir isinizi yapin/isimizi gorun yoksa congressmanime mektup yazarim baskisi oldugu icin, bir de medyaya duserlerse feci olacagi icin isler yuruyor. Bizde burokrasi bu tip baskilardan cogunlukla muaf (bkz AKIM ile ilgili yazi).
Privacy diye bir sey kalmamis yahu. Ehliyet/state id aldigin gibi araba sigortasi reklamlari yagmaya basliyor. Kredi karti sirketleri zaten bir sekilde buluyorlar adresini. Simdi de kullandigin ilaca gore target ediliyorsun ha. Rezaletmis.
Yorum Gönder