Perşembe, Aralık 24, 2009

"Senin dinin sana benim dinim bana"ydi hani?

Bu sabah milliyet gazetesinin websayfasinda su resmi gordum, "Oha!" dedim. "6 yasimda Allah inancimi yitirdim" Canli yayinda bu carpici aciklamayi hangi unlu yapti? FLAS!FLAS!FLAS! Ve iste dellendiren seyi de fotografta goruyorsunuz, bu sozu soyleyen kisinin suratini mozayiklemisler!!! Buyuk ihtimalle merak unsuru olsun, millet tiklasin da kim oldugunu ogrensin diye boyle bir sey yaptilar ama tecavuze, istismara ugrayan cocuklarin suratlarini adam gibi mozayiklemeyi beceremeyen milliyet Lale Mansur'un suratini utanilacak bir sey yapmis gibi mozayiklemis. Linke basip asil "haber"e gidince fotografin mozayiklenmemis aslini goruyoruz ama iste bu "magazinci" numaralarinin pis pis kokmasini engellemiyor.

Bir insanin, unlu de olsa, inancsiz olmasinin niye bir haber degeri vardir? Hem de gazetenin -magazin bolumunun degil bak, gazetenin ana sayfasinin- en goze batan kisminda, boyle bas bas duyurulacak bir sey midir? "Abbovvvv, Lale Mansur'un Allah inanci yokmus, tovbe de kizzzz!" alin istediginiz tepkiyi verdim, mutlu musunuz? Kadin bir sohbet programinda kucukken basina gelen travmatik bir olayi anlatmis, kim bilir sohbette daha neler soylemistir. Cimbizlaya cimbizlaya bunu aldiniz yani. Neden? Cunku "man bites dog" turu bir sey bunlara gore inancsiz olmak, agnostik olmak. Oyle "anormal?" ki agnostik olanin, bunu ifade edenin surati mozayikleniyor!


Hazir buradan girmisken, farkina vardigimdan beri gicik oldugum bir diger seyi de gundeme getireyim. Buyrun su gordugunuz fotograf ekonsolosluk sayfasinda yurtdisinda yaptiginiz evliliginizi Turk makamlarinda kaydetmek icin kullanilan 2 formdan biri. Formun yarisinda anani babani soruyorlar, diger yarisinda dinini. Dinsiz secenegi var ama ateist ve agnostik farkli seyler mesela, o ayrim yok. Diger secenegi var ama "belirtmek istemiyorum/prefer not to answer" secenegi yok.

Tabii sorulmasi gereken kritik soru: SANA NE? Evlenen iki kisinin evliliklerini kaydederken incik cincik dinlerini niye sorusturuyorsun, kayit altina aliyorsun ki? Hristiyan demek neden yetmiyor mesela? Veya Protestanlari nicin alt dallarina ayirmamislar? Yani oncelikle bu sorunun sorulmasina, sonra da sunulan kategorilere feci halde taktim gordugumden beri.

Gelen yabanci gelin veya damatlarin "ne" olduklarini mi olcmek istiyorsunuz? "Turkiye %99.99 Muslumandir'a" halel gelmesin cabasi mi bu? Farkli dinlerden iki insan evlenince kan uyusmazligi oluyor da devlet mudahalesi mi gerekiyor? Hele hele (Amerika'daki durumdan cok farkli olarak) evliligin tamamen resmi bir islem oldugu, dini makamlarin resmi nikah kiyamadigi Turkiye'de din bilgisini niye soruyorlar? Yurt disinda dini bir makam kiydiysa nikahi kiyan kilise ile evlenenlerin dinini eslestirme cabasi diyecegim ama o da sacma, elinde resmi nikah belgesi (marriage license) olduktan sonra kiyan kisi ile nikahi kiyilan insanlarin dinlerinin tutmasi gerekmiyor ki. Atiyorum Yahudi biriyle Budist biri bir Katolik papaz tarafindan evlendirilebilir ama bu dini detaylarin hic onemi yok. Evlilik belediyelerde "record" edildikten sonra her turlu yasal.

Hala nufus cuzdanlarimizda, cuzdani cikarirken bize sormadan icerigi yaziliveren, bir din hanemiz var. Bir de evlenince evliligimiz Turkiye makamlarinda yasal olsun diye ayrica din sorgusundan geciyoruz. Su formun mantigini anlayan beri gelsin, anlatsin bana da. O arada milliyet de gitsin kendini mozayiklesin!

Pazar, Aralık 20, 2009

Gunun Magazin Haberi?

Bir itirafim var. Her gun Turkiye'den gazeteleri soyle bir gozden gecirmeye calisiyorum ama sadece ciddi kose yazarlarini okudugumu varsayiyorsaniz yaniliyorsunuz. 3. sayfa haberi turu haberlerden uzak duruyorum, hatta inadina tiklamiyorum onlari (aldiklari hitler azalirsa belki oyle gozumuze sokmazlar?). Ama hic es gecmedigim bir bolum var, o da magazin haberleri.

Bilmiyorum niye boyle, ama bu uzun zamandir boyle. Magazin haberlerini bayagi siki takip ediyorum. Hatta bir ara, gazeteler henuz foto galerilere ve web tvlere bogulmamisken, bu haberleri takip ediyordum ama bahsi gecen insanlarin neye benzediklerini bilmiyordum. Nefise Karatay, Deniz Akkaya gibi elemanlarin isimlerinin yeni yeni duyuldugu zamanlardi. Turkiye'ye gittigimde bu hanimlara merakli kuzenim haklarinda onca sey bilip da tiplerini bilmememe, TV'de gorunce taniyamama sasirmisti (ve ayiplamisti!? Onlara bakmak sevap ya!). Neyse iste, magazin gundemine bayagi hakim durumdayim.

Niye diye soruyorum kendime bazen. Sasaali hayat ozentisi degil, benden uzak Allah'a yakin olsun o tur isiltili hayatlar. Turk halkinin neyle eylestigini gozlemlemek, toplumun bir nevi aynasi bu zatlari irdelemek seklinde entel ayagi da yapmayayim. Biraz vardir belki bir sosyolojik ilginin rolu, ama az. Saf merak mi? Belki. Bilmiyorum, nayir, nuzerime gelmeyin bilmiyorum! Ha ama sunu mutlaka yazayim: magazin basininin bayagiligina uzulerek okuyorum. Ozellikle Hurriyet'in magazini direk polemikci. Birisi hakkinda bir haber yapiyorlar oha dedirten, sonra eleman tekzip ediyor, onu da haber yapiyorlar sanki ilk yalan haberi kendileri yapmamis gibi. Bunlari gozlemlemek bayagi ilginc oluyor.

Neyse, bugun bakinca su haberi gordum: Uyandirmak icin ninni soyledi. Candan Ercetin yeni album cikarmis (hayirli olsun!) ve sarkilardan birisi (Ninni isimli son sarki) politik mesajlar iceriyormus. Sozlerini de asagiya kopyalayayim bari, bayagi ilginc cunku. Bir nevi Ezop masali olmus bu sarki, siyasi gecmisimizin alegorisi (ve bu yuzden Politik Hayvan bunu buraya yaziyor).

Buraya kadar guzel. Candan Ercetin politik icerikli "uyanin ey ahali!" mesajli bir sarki yapmis, check. Hurriyet magazin'de bunun haberi/sozleri cikmis, check. E ama bu haberi okurken ben boyle bir rahatsizlandim, bir boyle "hoh?" dedim, ne bileyim biraz dalgaci moda gectigimde haberi "Abbooovvv! Candan Ercetin politik icerikli sarki yapmis!" seklinde okudum haberi. Simdi de size sebebini anlatmaya calisacagim.

Candan Ercetin'le ilgili bir sorun yok, ondan bir politik tavir, elestirel bir durus gelmesi sasirtici bir sey degil. Sorun Hurriyet'le ilgili, Hurriyet magazin'le ilgili. Haberin tarzi bir garip, ben mi yanlis algiliyorum, yanlis yorumluyorum. Boyle "aaa, bakin Candan politika yapmis" derken bunu tamamen magazin olarak haber yapmis, hani "aa Suat Suna'nin son albumundeki sarkilarinin hepsi eski karisina yazilmismisss"tan farki yok (magazine hakimim demistim degil mi?). E abi, sarkiyi dinlediginde, sozlerini okudugunda aklina bir bu mu geliyor? Flas flas flas! Ortalik kizisir mi bu sarkiyla? Birileri ustune alinsa, onu da haber yapsak diye avcunu bile kasimistir bunlar. Ne bileyim, sarkida bahsedilen koyun soytarisiyla yalancisi onlar degil mi? En guzel ninnileri soyleyenler bunlar degil mi? Okuyorum ben de ama magazin dedigin direk uyku hapi degil mi? Yani bu haberi boyle haber yapmak yuzune tukuruldugunde "ya rabbi sukurr!" demek olmuyor mu???

Diyeceksiniz ki, e sen bu haberi nasil yapardin onlarin yerinde olsan? Ne bileyim, memlekette politik gonderme yapan ilk ve tek sarki bu degil, haber yapmazdim boyle, bu sekilde. Ama "hmm, bu hatunun bir derdi var belli" derdim (Turku isimli sarkida da biraz ifade edilmis) ve "eneee, Candan politik sarki yapmis" diye haber yapmak, kartonetteki tesekkur yazisindan cikarim yapmaya calismak yerine, gider bir soylesi yapardim. "Candan hanim belli bir derdiniz var, derdiniz nedir?" diye sorardim, "Buyrun verin veristirin, tukurecekseniz tukurun soz ya rabbi sukur diyecegim" diye de eklerdim.

Sarkinin "Kucuk Mustafa kargalari kovaladi" klisesine biraz fazla yakinsamis olmasi azicik komigime gitse, bildigin akbabalari karga olarak nitelese ve muhalifleri bir nevi kendi gurultulerinde bogulan "talkingheads"e indirgese de guzel bir sarki. Amaci insanlari uyandirmaksa bu amaca ulasir mi kim bilir.

Sozleri de kopyalayip kacayim.


Uyusun da büyüsün ninni
Tıpış tıpış yürüsün ninni
Dertlerini sürüsün ninni
Oğlum kızım uyusun ninni

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde
Çok da uzun olmayan belli bir zaman önce
Çok da uzak olmayan çok güzel diyarın birinde
Bereketi dillerden düşmeyen bir köy varmış

Denizi de bilirmiş dağı da bilirmiş bu güzel köyün insanı
Yağmurda yürür karda kayar ama güneşli günleri severmiş
Meze yaparmış bu köylüler iki kadehe tüm acılarını
Böylece birden unutuverirmiş geçmiş dargınlıklarını

Aslına bakacak olursan çok zenginmiş tarlaları
Ama nedeni bilinmez bu köylüler her daim fakir
Yokmuş galiba köydeki kargaların bunda bir etkisi
Böyle gelmiş böyle gidermiş ne de olsa alın yazısı

Dayanamamış biri sonunda kargalara baş kaldırmış
Hakkımızı yiyorlar deyip bütün köyü ayaklandırmış
Sonunda başa çıkmış köyü istila eden kargalarla
Ama kendisi de göçüp gitmiş gibi tabii eninde sonunda

Ardından ağlamış köydeki herkes çok uzun yıllarca
Ağlarken ağlarken köy unutmuş kargaları tamamıyla
Üzülüp dövünüp dururken birden övünmeye başlamış
Ancak övünüp durduğu sadece hatıraymış

Günün birinde köyün üstüne kapkara bulutlar yerleşmiş
Kimse bu bulutları kargaların getirdiğini fark etmemiş
Köydekiler yaz yağmurudur gelir geçer zannetmişler
Ama bu kara bulutlar kopacak fırtınanın habercisiymiş

Kargaların çalacağı emekten medet uman bazı kurnazlar
Köylüye ninniler söyleyip apaçık hedef şaşırtmışlar
Soytarısıyla yalancısı bu köyün bir gün gelmiş el ele vermiş
O bildik beyaz camın içine girip siyah yalanlar söylemiş

Onların baktığı yerden bütün köy çok aptalmış
Çünkü aptal olmasalar böyle aldanmazlarmış
Değil mi ki bütün köy olana bitene ses çıkarmadan bakmış
O zaman başlarına gelene müstahaklarmış

Ah ne güzel ninniymiş bu cehalet
Herkes dalıp uyumuş nihayet
Top atsan uyanmazmış bu rehavet
E benim köyüme e e

Aslında köyün akıllısı çokmuş alimi dedesi filozofu çokmuş
Var diye bas bas bağırıyorlar ama hiçbirisinin söz hakkı yokmuş
Çünkü bilene düşünene yazana kargaların itirazı çokmuş
Ve onlardan öğrendikleriyle kurnazlar herkesi uyutmuş

Güzel köyüm ne zaman uyanırsın
Bu duruma ne kadar dayanırsın
Sanma ki uyurken kazanırsın
Hadi köyüm ne zaman uyanırsın

Cumartesi, Aralık 05, 2009

1 metrekare Ugruna Ya Rab...

Su siralar gundemde Apo'nun Imrali'daki yeni hucresi ve oradaki yasam sartlariyla ilgili sikayetleri var. Apo'ya bu reva mi diye DTP de sikayet ediyor, Guneydogu'da mitinglerine katilan Kurtler protestolar yapiyor, guvenlik gorevilerine saldiriyor (galiba bir de ulku ocagi taslanmis). Bunun yaninda bati illerinde de molotof kokteylli saldirilar oluyor. Bir metrekare ugruna ya rab, ne siddet ne zarar ziyan oluyor.

Beni de bir dusunce aldi. Ben Kurtlerin "esit vatandas" olmalarindan taraftarim, en azindan baskilardan ve siddetten kurtulsunlar anasini satayim. DTP (veya o da kapatilirsa baska bir isimle baska bir parti) bulunsun, tercih eden Kurtler o parti tarafindan temsil edilsin, bence olmasi gereken. Yani, Kurt degilim ama onlarla ilgili politik meseleler soz konusu oldugunda kopuk sacan bir irkci olmaktan da cok uzagim. Dusundum dusundum, hala anlayamiyorum: Apo'nun hucresinin buyuklugu BU kadar mi onemli Kurtler icin? Simdi biraz da sesli (yani yazili) dusunecegim bu soru uzerine.

Oncelikle bloga ugramadigim sure icinde baslayip suregelen bir "Kurt acilimi" var hukumetteki AKP tarafindan ortaya atilan (ve dun DTPnin ileri gelenleri tarafindan artik kapatildigi ilan edilen!?). Valla, acilim acilim diyorlar ama ben bir somut politik program gormedim ortaya konmus. Yani bu "acilim" neyin nesidir yeminlen bilmiyorum. Ise guce dalip kacirdim mi, ne oldu bilmiyorum. Ama acilimin NE oldugu herkesin malumu da ben habersizsem bana yaziklar olsun, biri de Allah rizasi icin gelip aciklasin, yorumlara bir link biraksin da bu leke alnimdan silinsin.

AKP ortaya bir "Kurt acilimi" lafi atti (bence sulari test etme amacli bir girisimdi), sonra Apo'nun emri ve DTP'nin de girisimleriyle Kuzey Irak'tan "baris elcileri" diye adlandirilan bir grup insan geldi (kullanacak kelime bulamadim, gerilla mi diyeyim, terorist mi diyeyim bilemedim. a mi diyim b mi diyim c mi diyim d mi diyim diyen Recep Ivedik'e dondum). Ilginctir ki, gencler geldiklerinde tutuklandi ve hepsi serbest birakildi (ordu ve emniyetcilerin kesin ici kanaglamistir o noktada, ama saniyorum AKP "sit boy!" dedi, dizgini cekti). Sonra bu gencler otobus tepelerinde sehir sehir dolastirildi -ki dunku olayli miting de bunlardan biriydi saniyorum. Bu gencler boyle "kahraman" muamelesi gordukce, onlari terorist, vatan haini, bebek katili vs vs olarak gorenler de cileden cikti, Izmirli sarisin kizlar ellerine taslari aldi falan.

Ama butun bu hengamenin "a mi diyim b mi diyim?"den ciktigini farkediyor musunuz? Ortada 34 kisilik bir grup var ama o 34 kisiye uygun gorulen etiketler, isimler ve tabii ki bu etiketlerin ifade ettigi hisler ve dusunceler Kurtler ve Turkler icin bambaska, bambaska olmanin otesinde ZIT. Poteyto-potato, tomeyto-tomato meselesi degil, terorist-ozgurluk savascisi meselesi, ciddi fikri ve hissi ayrim var. Yillardir onlara terorist deyip ordulariyla peslerine dusen Turklere inat Kurtler onlari kahramanlastiriyor, yillardir onlarla catismalarda "sehit"ler veren Turkler ise onlarin kendilerine gore "hak ettikleri" cezayi bulmak yerine ellerini kollarini saglamasina sinir oluyor ve Kurtlere topyekun nefret biliyor. Bu insanlarin bir araya gelmesi, bir ortak noktada bulusmasi mumkun mu?

Basligin gonderme yaptigi siiri biliyorsunuzdur, ben okuldan hatirliyorum, Turkiye'deki egitim sisteminden gecmis herkesin de su satirlari bildigine eminim. eksi'den kopyala yapistir:
yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor;
bir hilal uğruna ya rab, ne güneşler batıyor!
ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.

Hatirladik mi? Bu siir, malumunuz, Canakkale sehitlerine yazilmis bir siir. Ama butun olmasa da bazi Kurtler haberlerde hep gordugumuz, bazilarinin "les" dedigi o dizim dizim dizilmis "terorist"ler icin aynen bunlari soyluyor, bu hisleri besliyor (muhtemelen M.A. Ersoy'un dini gondermelerinden arinmis bir sekilde). Turklerin Canakkalesi neyse Kurtlerin Yuksekovasi, Kandili de o. Sehitlerimizi gommeyi tahayyul ettigimiz tarihler farkli tarihler, gokten inip sehitlerimizin alnindan optugunu tahayyul ettigimiz ecdad farkli kisiler, ugruna olunen "hilal" baska emeller. AMA, sorunun ozu de su: sehitlerimizin ugruna topraga dustugu bu topraklar, bu tahayyul edilen "vatan" farkli vatanlar degil, bir sekilde kesisiyorlar, overlapping moterlands mi desek ne desek. Onu paylasamiyoruz iste, farkli ecdadlar, farkli tarihler, farkli emellere sahipken ayni vatanda nasil yasanir? Yasanabilir mi? Yasayabilmek icin butun o farkliliklari iki taraftan durtukleye kurtukleye biraraya getirmek, "bak bu bizim ortak tarihimiz" diyebilmek gerekmez mi? Bunun olmasi mumkun mu?

Apo'nun hucresi diyordum. Her seye hicbir sey bilmeyen birisi gibi bakinca o kadar sacma geliyor ki. Kurt halkinin sorunlari dag gibi: ekonomik sorunlar, kimlik ifadesi ve ozgurlukle ilgili sorunlar, ozellikle kadinlarin basina patlayan sosyal sorunlar, gocler/geri gocler, baski... Cok. Butun bunlar dururken bunlari halletmeye ugrasmasini bekledigimiz DTP Apo'nun hucresinin cami aciliyor mu acilmiyor mu ona takmis. DTPli belediye baskanlari bir araya gelip Apo'ya insanca sartlar saglansin diye bildiri yayinliyorlar. Yahu belediyeleriniz dahilinde Apo'dan coook daha kotu sartlar altinda yasayan insanlar var, size oy vermis insanlar. Onlarin sorunlarini cozdunuz de Apo'ya mi sira geldi? Evet, boyle dusundum once.

Ama sonra, sorunun yine a mi diyim b mi diyim'e geldigini gordum. Dogrusu benim icin Apo gayet siradan bir insan. "Bebek katilieeeeee" diye bogazina atlayacak kadar nefret duymasam da, kendisine 1 gidim sempatim yok. Kisilik olarak iyyy dedigimi bile soyleyebilirim (fazla megaloman ve bencil bence). Yanlislar yapti ve bu yanlislarin cezasini cekiyor. Zavalli bir politikaci, bir kumar oynadi ve iflasin esiginden dondu, simdi elinde kalmis iki chiple tekrar oyuna donmeye, oyuna agirligini koymaya calisiyor. Hem Turkler hem Kurtler icin bu kisinin bir sembolik anlami var ama. Turkler icin sembolik anlamini anlamak icin kisaca yakalanip Turkiye'ye getirildigi gunlerde ulkede esen havayi hatirlatmak yeterli olur herhalde, biraz Amerikalilar icin Humeyni veya Saddam, simdi de U. bin Ladin gibi bir sey, the source of all evil. Ama Kurtler icin de o bir kurtarici, bir lider (as in: Biji serok Apo!), ozlenen hayatin mujdecisi, kurucusu. Turkler icin Ataturk neyse, Kurtler icin de Apo bir "Father of the Kurds in the making" (Apo icin bu megolomanisini oksayan, kendisini alttan alttan ruhunu titreten bir benzetme, bu da bir sir degil).

Simdi bir sonraki soru: Kurtler bahsettigim dag gibi sorunlari dururken, kendileri zor hayatlar yasarken niye Apo'nun 1 metrekaresi icin yanginlar cikariyorlar? DTP'yi demiyorum, onlarin niyetleri farklidir, siradan vatandastan bahsediyorum. Isim yok diye gidip Is ve isci bulma kurumu'na molotof atiyor musun? Sanmiyorum ki kimsenin aklina boyle bir sey gelsin. Ama Apo'ya ozgurluk! diye molotoflar atiyor catismalara giriyorsun. Niye ki? Apo BU KADAR mi cok sey ifade ediyor senin icin? Bu kadar mi seviyorsun ki kendini unutup, riske girip protesto ediyorsun? Oyleyse "Ataturk olmus biliyor musun?" diye aglayan cocuktan pek farkin yokmus dogrusu.

Pek anlayabildigimi soyleyemem bu hengameyi, anlatan olsa da anlasam. Ama tahminlerim var, Apo sevgisi degil bu tahmin. O basit ve yuzeysel bir cevap olurdu. Apo ve yasam sartlari durup durup gundeme geliyor, her seferinde de ortalik yaniyor yikiliyor, bu bir pattern oldu resmen. Hatirliyor musunuz, bir sure once de Apo'yu zehirliyorlar tantanasi olmustu, Avrupa'da bagimsiz lab'lere sacini gonderme talepleri falan. O siralar (2007) secim muhabbeti vardi, AKP Guneydogu'da salvolara baslamisti.

Benim tahminim (hipotez bile demiyorum bakin), AKP Guneydogu'ya, Kurtlere, Kurt secmenlere yonelik bir isler icine girince DTP'nin etekleri tutusuyor ve Kurt vatandaslari, Kurt oylari kendisine yonlendirmek, "din kardeslerimiz" AKP'ye kaymalarini engellemek icin ortami polarize etme ihtiyaci duyuyor. Kurtler zaten Apo konusunda hassas diye hemen onu gundeme getiriveriyorlar. Apo diyerek bir galvanize ediyorlar, bir de mitingler eylemler vs. ile provokasyon yaptin mi, oh mis. Bati illerindeki saldirilar, araba yakmalar vs. tamamen bu amaca yonelik: Turkler Kurtlere nefret kussun da biz de Kurtlere "yaa, iste gorun, bunlarla ayni partiye mi oy vereceksiniz?" diyebilsinler.

Bu arada demin soruyordum ya "Kurtlerin baska derdi yok mu da Apo'nun penceresi icin ortaligi yikiyorlar" diye. Bence o ortalik sadece Apo icin yikilmiyor. Kimse onlari issizlik ve evsizlik yuzunden sokaga dokmuyor, Apo icin dokulmusken saniyorum o sorunlarinin sikintisini da kanalize ediyorlar. Yani Apo'nun penceresi metrekaresi icin degil butun bu feryat figan tamamen. Lakin, o "sikintimiz var" mesaji duyulmuyor Apo gurultusunde, keske duyulsa. E. Ayna miydi, bir DTP ileri geleni dun Apo'nun penceresine konan kafes Kurt halkini kafesler gibi bir sey demis, Apo ile Kurtleri butunlestirmis. Apo ile ilgili bir sembolizm var evet, ama Apo ile Kurt milletinin bu kadar ozdeslesmis olduguna ben inanmiyorum dogrusu. Kurtlerin cogunlugunun A. Ocalan'a varligim varligina armagan olsun modunda yaklastigini sanmiyorum. Apo'nun Imrali sikintilarinin da Kurtlerin sikintilarinin yaninda bir hic oldugunu dusunuyorum.

DTP hakkinda kotu konusmak istemiyorum. O. Baydemir gibi ileri gelenlerine direk gicik olsam da A. Turk gibi akliselim liderleri de var. Kisilerden bagimsiz olarak, Kurtleri temsil eden bir politik parti olarak bu meselenin cozumunde cok kilit rolleri var, olmali da. Ama bana oyle geliyor ki, bazen kendi varliklarinin derdine dusup cozumu ve saireyi bos verebiliyorlar, cozumsuzlukten beslenmeyi seciyorlar. TSK icin "bitirmezler savasi savastan besleniyorlar" deniyor ya, ironik olarak biraz buna benziyor DTPnin bazi politik tavirlari. "Imkansiz!" dedigimiz seyler zamanla normalize oluyor (bu kadar kolay Kurt diyebilmek, yazabilmek mesela) ama Turk devletinin Ocalan ile masaya oturmasi daha bir sure imkansiz kalacak. Bunu bile bile, her girisim icin onu ortaya suruyor olmalari, olmazsa olmaz, sart bu demeleri hic normal degil. Ya hic barganing, negotiation bilmiyorlar ya da cozumsuzlukten yanalar, politikaci olduklarina gore de ilk ihtimal gercekci degil!

DTP Apo'ya mecbur mu? Bence degil, keske bunun farkina varip ipleri ellerine alsalar. Varligin tehlikedeyse* secmenine bir ise yaradigini goster, onlarin derdine derman ol. Apo'nun derdine derman oluyorum bennnn diye cigirmak gibi kolay yolu secme. Sen Apo Apo derken, AKP komurle buzdolabiyla dinle imanla altini oyuverir, cunku Apo da bir yere kadar. DTP israrla Apo'yu lider ve cozumun ilk duragi olarak goruyor, DTP israrla PKK'dan kendini bagimsizlastirmiyor. Apo'dan ve PKK'dan vazgecerse olan destegini de yitireceginden korkuyor buyuk ihtimalle. Kendilerine AKP ornegini incelemelerini tavsiye ederim. Erbakan'dan kopmalarinin, kendilerine bictikleri yeni kilifin nasil haklarinda super hayirli oldugunu incelesinler. Kurtlerin ozledigi DTP nasildir bilmiyorum, ama Kurtlere sempati duyan Turklerin ozledigi DTP bu degil. Butun "dava"yi bir adamin konforuna indirgeyen bir "politik parti" degil. Umarim en kisa zamanda kestirme yollardan vazgecerler.

AKP de ortaya bir acilim macilim laf atti, icini doldursun ortaligi siddete teslim edecegine. Valla malum AKP antipatime ragmen alkislamaktan geri durmam adam gibi bir is cikarirlarsa. Ama sirf "Hmm, Guneydogu oylarini DTPden kendimize nasil kaydiririz?" dertli, bos verin Kurtlugu, din kardesiyiz elhamdulillah, haydi kosun cemaat evlerine alt metnine sahip bir acilim yumurtlarlarsa Zeus'tan Krishna'ya butun tanrilarin gazabi uzerlerine olsun.



*DTP'nin varligi yine gundemde olan kapatma davalariyla da tehlikede denebilir. Ama acikcasi daha kapatilmadan yeni parti kuran, kullerinden dogmaya alisik bu parti icin bu bir "varlik" tehdidi degil artik. Hatta "keske kapatsalar" diyor bile olabilir aralarindaki cakallar. Maksat ucurumlar derinlessin.

Bir de PS: Yazida Kurtler Turkler falan dedim hep ama bunlarin icinde bayagi varyasyon oldugunu biliyorum. Soylediklerim "ortalama" olarak alinsin, ekstremlerden bahsetmiyorum cogunlukla. Turklerden bahsederken ne liberal/demokrat/ilimlilar ne de ultramilliyetcikafatascilardan bahsediyorum Turkler derken. Kurtlerden bahsederken daha fazla bile atiyorum, cunku Kurtlerin politik tercihleri konusunda verdikleri oy ve katildiklari miting/gosterilerden baska pek verimiz yok!

Alakali haber linkeri numero1 numero2 numero3.

Iste oyle bir sey.