Perşembe, Ocak 07, 2010

Yar bana bir felsefe medet amaaannn

Magazin haberi yorumculuguna bir sure ara vererek politikaya geri donus yapalim. Aslinda bahsedecegim (daha dogrusu tepki verecegim) konu politika degil de egitimle ilgili ama okul mufredatina politik mudahalelerle ilgili.

Oncelikle Radikal gazetesinde bugun cikmis "Felsefe Mufredatinda Dini Agirlik" isimli haberi okuyalim. Okumadiginizi ya da bunu okuduktan sonra ilginc bulursaniz okuyacaginizi varsayarak sunu soyleyeyim: Milli Egitim Bakanligi (MEB) liselerdeki psikoloji, sosyoloji, felsefe mufredatlarini yenilemis ve bunu yaparken felsefe kisminda dini cesitli sekillerde one cikarmis. Bir sekilde felsefeyi "hikmet"e ulasma aracina cevirmisler. Bu arada bilim felsefesini de gerilere itmisler.

Simdi oncelikle sunu pesin pesin masaya koyalim. MALESEF bu elden gecirilen sosyoloji, psikoloji, felsefe dersleri zaten "tiriskadan" dersler. Durun vurmayin, bir aciklayayim!!! Lise yillarinizi hatirlayin? Bazi ozel okullarda, kolejlerde bu alanlara onem verildigini, hakkiyla islendigini tahmin edebiliyorum. Lakin benim gibi devlet okuluna gittiyseniz (duz/anadolu farketmez) fen bolumlerinde zaten bunlari gormezsiniz. TM veya Edebiyat sectiyseniz o zaman psikoloji sosyoloji felsefe mantik gorursunuz. Yapacagim yorumlar kendi deneyimime dayaniyor tabii ama deneyimimin cok tipik oldugunu dusunuyorum.

Ilkokuldan baslayarak mufredatimizda gereginden fazla tarih, inkilap tarihi dersi vardi. Tabii ki tarih olacak ama ilkokul-ortaokul-lise'de sumerlerden baslayip Ataturk'un olumu ile sona eren o "Milli Tarih" dongusunu tekrar tekrar islemenin ne alemi vardi? Orta Asya'dan geldik, 16 devlet kurduk hikayesini on kere tekrar edecegimize Uzakdogu tarihi ogrenseydik? Ya da bu "sosyal bilim dortlusu"ne ayrilsaydi o zaman. Hadi tarihi birak, Milli Guvenlik denen sacmasapan mecburi ders yerine psikoloji, din kulturu ve ahlak bilgisi denen gayet gereksiz mecburi ders yerine felsefe alsaydik? Yok. Ben TM secmistim, ve yanlis hatirlamiyorsam bu dersleri birer donem gormustuk o kadar. Halbuki mesela mantik dersini ne kadar sevmistim ve o zaman bu p v q'larin bir ise yarayacagini hic dusunmeden, pazar gazetesinde bilmece cozercesine ogrendigim bu mantik bilgisinden daha sonraki akademik hayatimda nasil faydalanmistim. Formal modeling denen seyi ogrenirken "keske mantik dersi biraz daha detayli, derin olsaymis" demistim.

Felsefe dersinde ne ogrendigimizi hatirlamiyorum dogrusu, ama her neyse sanirim ezbere dayali seylerdi. OYS'de cikacak 3-4 felsefe sorusunu yapabilmeye dayali seyler. Felsefenin asil yuzunu ancak universitede felsefe ve siyasi dusunce tarihi vs. dersler aldigimda ogrendim. Bu da yazik yani. Lise'de aldigim Turkce felsefe dersi bu haberde bahsedilen "hikmet" kavraminin ne oldugunu bilmeme yetmiyor mesela. Haberde "Hikmet kavramının, çok sayıda kaynakta, “Allah katından gelen vahyin öğretildiği bilgi, Tanrı’nın insanlar tarafından anlaşılamayan amacı ve eski dilde felsefe” anlamlarına geldiği belirtiliyor." denmis. Ben de bakindim, "wisdom" anlamina geliyor saniyorum, Arapca'da hukum, hakim gibi kelimelerle ayni kokten geliyor. Ama bayagi cok karsiligi var hikmet kelimesinin, felsefe de dahil, ve bu durumda mufredata amac olarak yazilmis "felsefe ve hikmet arasinda iliski kurmak" nasil olacak bilemedim.

Kelimeden kastin "wisdom" oldugunu varsayalim. Bu benim bildigimce (hataliysam ara) felsefede buyuk T ile "Truth"u (yani Gercek'i, Mutlak Dogru'yu) bilme, tamamen bilemesen de ona yakin olma gibi bir sey, ve gercekten de felsefenin ana sorunlarindan biri. Iyi de, bu Truth, wisdom vs. seyler dini olmak, Tanriyla ilgili olmak zorunda degil, semavi dinlerle alakali olmak zorunda hic degil, "Allah katindan vahiyle ogretilen bilgi" hic hic degil. Bunu boyle ogretmek, direk koskoca dunya tarihinde ogrete ogrete 16 Turk devletini ogretmekle, Avrupa tarihinden sirf Osmanli'yla alakali diye Ronesansi Reformu soyle bir ogretmekle ayni sey olurdu.

Diyor ki haberde bu hikmet olayinin kadim dusunce cevrelerinde (Hint, Cin, Pers, Yunan, Turk, vb.) yansilarini kisaca anlatacaklarmis. Hahahayt diyorum! Koskoca Yunan felsefesinden "kisaca" bahsedecekler oyle mi? Din felsefesi konusunda koskoca Hristiyan felsefesini bir "vb."ye indirgeyecekler yani. Simdi, felsefede daha cok "bati" felsefesinin baskin olmasi, dogu felsefelerine yeterince yer verilmemesi elestirilecek seyler, evet, ama felsefe ogretirken bati felsefesini elinin tersiyle itmek de nedir? Plato'nun Magara Alegorisinden bahsetmek yerine elemanin tekinin imajoloji ve saire diyerek "bati"yi dusunceden kavramlardan felsefeden cikarma cabasini mi okutacaklar hikmet'i anlasin diye. Din ve felsefe hep kol kola gitmis seyler, bunu inkar etmek mumkun degil ama felsefe farkli bir sey, felsefe derslerinin de din kulturu ve ahlak bilgisi dersinin uzantisi haline gelmesi feci bir durum.

Felsefe dersinde islenen konular neler tam olarak bilmiyorum ama din felsefesi, bilim felsefesi, sanat felsefesi gibi dallara, konu basliklarina ayrilmis diye anladim haberden. Bilim felsefesi gerilere itilmis, halbuki ne kadar cok ihtiyacimiz var bu temelin universiteye gitmeden genclere verilmesine. Etrafimda bir cok insan evrim teorisi'ni savunmak zorunda kaliyor genellikle dini sebeplerle teoriye ve kisisellestirip kendilerine saldiranlara karsi. Bilim felsefesi denen sey, hatta din felsefesi denen sey adam gibi ogretilse, eminim karsilastiklari zirva miktari yari yariya azalirdi, belki de daha fazla. Universite'ye temel bilimlerinden sosyal bilimlerine, ne tur olursa olsun "bilim" okumaya giderken bunun dusunsel bir temeli oldugunu bilseler gencler fena mi olur? Atiyorum kuantum fizigi okumaya giden bir genc sosyoloji okuyan arkadasiyla aslinda bir ortak paydasi oldugunu anlasa belki ufku aydinlanirdi?

Neyse canim, mufredat degismis, "dinimiz amin" olmus. Okuyunca "tuh tuh yazik" desem de, bir yandan da "amaaan ne farkedecek ki" diyorum. Felsefe derslerinin sallanmamasina, felsefenin halk arasinda iki fikir ortaya atana "Felsefe yapma lan!" demek icin kullanilan bir "sey" olmasina belki de ilk defa uzulmuyor, ve hatta seviniyorum. O tren zaten kacmis yani, ya o rayda kosmusuz pesinden ha bu rayda cok farketmiyor su anda. Yazik denecek bir sey varsa, o da "haydi treni yakalayalim, hatta bosver o treni hizli tren yapalim, ona binelim" denmemesi. Hizli tren yerine "hizlandirilmis" tren devreye sokup insanlara mezar eden bir ulkeyiz ya?! Sakin'den hepiniz icin gelsin, "Denek Hayatim". Ayh, icim karardi vallahi.

Hiç yorum yok: