tesettur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tesettur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Mayıs 11, 2008

Iki Resim Arasindaki Yedi Farki Bulunuz --Ya da: Ne Tesetturden vaz gecerim ne Kapitalizmden

Eskiden cocuk dergilerinde falan olurdu, iki benzer resim yan yana konur, aralarindaki ufak farklarin bulunmasi istenirdi. Yok vazonun birinde sapi vardir digerinde yoktur, yok cicegin birinde yapragi duzdur digerinde tirtiklidir falan. Siz de su gordugunuz iki resimdeki sanirim sayisi yediden fazla olan farklari bulunuz, sonra da "Niye ki?" diye kendinize sorunuz.

Resimlerin kadinlari daha "cibildak "olan orijinali anneler gunu vesilesiyle bir cok gunluk gazetede yayinlanmis okudugum haberlere gore. Photoshopla daha edepli hale getirilmis hali ise "Milli Gazete"'nin eseri. Guzel de rotuslamis koftehorlar, ben ilk gordugumde "ya gazete istedi diye reklam ajansi rotuslayip yolladi onlara galiba" dedim ama okudugum haberlerden bazilarinda reklam ajansinin da bu durum karsisinda saskin oldugu belirtiliyordu. Yorumlarimin gerisi bu rotuslama isinin gazetenin basinin altindan ciktigini varsayiyor -ki bu varsayim olmasa da yorumlardan bir kismi gecerliligini koruyacaktir.

Milli Gazete malumunuz Milli Gorus cizgisinde, varsa yoksa Erbakan gerisi yalan diyen, Islamci bir gazete. Takip ettigimi soyleyemeyecegim, neyini takip edeyim ki? Bir gun oku, iki gun oku, ucuncu gun bayar. O kadar dar bir bakis acisindan bakilinca her seye, referanslar bir okunusta anlasilinca, olan biten her seye ne gibi yorumlar gelebilecegini tahmin edebilir hale geliyorsunuz zaten. Konumuz itibariyle onemli olan gazetenin aleni bir sekilde Islami hassasiyetleri olan bir gazete oldugu.

Bu resimleri yan yana gorup olayi anlayan cogu kisinin ilk tepkisi eminim "Oha!" olmustur. Sonra da Milli Gazete'ye giydirilmistir: "Yuh yani, iki santimetrekare etten aziyor mu bunlar? Ciplak omuz dirsek arasi veya diz gormek dinden imandan mi cikartiyor bunlari?" diye. Ben giydirdim, bu olayi lafladigim 1-2 kisi boyle dedi de oradan biliyorum. Ama simdi anlik tepkileri bir kenara birakip olaya biraz daha genis bir acidan bakalim.

Oyle ya da boyle, o sebepten ya da bu sebepten kadinin ciplakligindan rahatsiz olan bir grup insan var. Bir parantez acayim. (Aha actim: Ciplaklik da goreceli bir kavram tabii, bunu gormus oluyoruz ve belki en ilginc sey de bu resimlerle ilgili. Benim icin bikini ciplaklik degil mesela, ama bazilari icin sac teli gorununce ciplak oluyor. Ya da ne bileyim sahil kasabasinda sort askili ust normalken, bu sahil olmayan bir yerde (mesela Ankara) ciplaklik olarak gorulebiliyor. Ciplaklik algisi sujeye gore de degisiyor: Resimlere bakarsaniz genc bir kadin icin diz ustu etegi dizalti yapmak yeterliyken daha bir orta yasli bir kadin icin hali hazirda dizalti olan etegin boyunu bilege dogru uzatma ihtiyaci duymuslar. Yasini basini almis kadinsin daha kapali giyin dercesine.) Kapattim parantezi. Gazeteyi cikaran ekibin asil tercihinin tesettur oldugunu biliyoruz, yani yuz ve eller gorunebilir, gerisi i ih. Bu boyleyken, resmi rotuslarken gosterdikleri otokontrol icin kendilerini kutlamali miyiz acaba? Ne bileyim Celik robota bir don giydirmek, kadinlari tumden tesetture sokmak gibi uclara da gidebilirlerdi degil mi? Saka bir yana, hala ortada bir "NIYE KI?" sorusu var, ama "Niye rotusladilar ki?" degil, asil sorulmasi gereken "Madem ajanstan gelen reklam sizi rahatsiz etti, oynamak zorunda hissettiniz, niye yayinladiniz ki?" Yani kimse onlara "Yayinlayacaksiniz ulan bu reklami!" dememistir eminim, Arcelik veya Koc grubu ile aralarinda bir reklam anlasmasi olsa bile "Ya arkadaslar biz bu reklami yayinlayamayacagiz, soyle soyle telafi edelim" diyerek bir cozum bulabilirlerdi eminim. Ama bunu secmediler, o reklamdan, o reklamin gelirinden vazgecmek onlar icin bir opsiyon degildi bile. Para deyince akan sular duruyor. Bunun icin onlari suclayamayiz tabii, "iyy, yivranc kapitalistler sizi!" diyemeyiz. Piyasanin gercekleri, reklam geliri olmadan minimum tirajli bu gazete zor is. Bu arkadaslarin su reklama yaptiklari -kusura bakmasinlar da- zavalliliklarinin cok guzel bir tezahuru. Bir yanda reklam parasini alma istegi, bir yanda hedef kitlenin tepkisini cekme korkusu. Ne yardan ne serden gecmeden bir tasla iki kusu vurmanin yolu "ucundan accik". Etekleri ucundan accik uzat, kollari ucundan accik kapat. Hem reklami goren ummet mensuplari "ayip, namahrem" diyecek kadar rahtsiz olmasin hem de reklami verenlerden para gelsin.

Aslinda bu "Ne tesetturden vaz gecerim ne de kapitalizmden" dedigim seyin ilk tezahuru degil (Alt basligi "ne Islamdan vaz gecerim ne de kapitalizmden" yazmistim, ama "Hangi Islam?" sorunu var, bu yuzden konumuza uygun Islami sembol olan tesetturu sectim). Bir suredir her yanda gorulen bir sey aslinda bu. Havaalanindaki Zeki Triko reklaminin sorun olmasi, atv (evet Calik'in atv'si) dizisi Avrupa Yakasi'nda Sebnem Ferah posterindeki dekoltenin kapatilmasi, bu yazinin konusu reklam rotusu gibi haberlerle gundeme geliyor belki ama aslinda cok goze batmayan sekillerde bayagidir devam ediyor bu kapitalist ciplaklik ile Islami tesetturun bir orta yol bulma, bir arada varolabilme cabasi. Hem yesil sermayenin "kapali" olmayan kesime hem de Islamci olmayan sermayenin muhafazakar-dinci diye tanimlanan kesime
hitap edebilme cabasi biraraya gelince enteresan bir orta yol bulunuyor sessiz sedasiz (Arcelik nicin Milli Gazete'ye reklam veriyor diye de bir sorun! Boyle bir seyin olacagini ongorebilselerdi, emin olun onlar kendileri reklami daha "kapali" hazirlarlardi.) Bu orta yolun en ilginc tezahurlerinden biri gecenlerdeki Tekbir giyim defilesinde goruldu, Tekbir stili sokaklarda, ozellikle genc kizlar arasinda coktandir var. Bu "modern tesettur" hakkinda daha sonra etraflica yazarim. Burada vurgulamak istedigim su ki piyasa Islamci-Islamci olmayan ayrimi yapmiyor, kapitalizm bildigin kapitalizm, parasi olanin dudugu caliyor ve parasi olan da dudugunu ottururken parasini daha cok artiracak nagmeyle caliyor. Politik olarak turban/tesettur konusunda dibine kadar polarize olmus olsak da piyasa ve toplum bu konuda bir orta yola dogru bayagi yol katetti bile.

Bu hafta Malezya ve Endonezya'dan bahsettik derste. Bir ara bir "Turkiye Malezya olur mu?" furyasi vardi ya. Zorla, baskiyla gerceklesecek bir muhafazakarlasma korkusunun dile gelisiydi hani. Malezya'dan gelen korku filmi senaryolari militanlik, fiili baski iceriyordu. Malezya toplumsal yapi itibariyle dogru bir karsilastirma degil zaten ama soruyu "zorla muhafazarlasacak miyiz?" diye sorarsak, "muhafazakarlastik bile yavrucugum!" diye bir yanit veririm ben sahsen (sanirim Ece Temelkuran da bunu soyleyip duruyor, ikidir ismini aniyorum blogda, ruyamda da gormedim ama?). Zorla olmadi pek ama, inceden inceden dipten derinden. "Mahalle baskisi" da degildi pek sebep, mahalle baskisi zaten hep vardi. Sadece toplumun normalleri degisti, normal/averaj daha muhafazakara kaydikca, o normali empoze eden mahalle ile en az muhafazakar olanlarin (mini giyen kizlar mesela :)) arasi daha fazla acildi, olan bu. (Suraya iki can egrisi cizip ideal pointlerden birinin shift etmesinin sonuclarini grafikle gostermek vardi ama tey tey tey... hayalleriyle yasayin!). "Normaller niye degisti?" derseniz "Iste bu Islam-kapitalizm simbiyozu yuzunden" derim. "Nereye kadar gider bu?" derseniz, "Bilemem, ama mini etek uretildikce mini etek giyen kizlar hep olacak" derim.

Biraz daginik bir yazi oldu, kafamdaki fikri cok da iyi ifade edemedigimi dusunuyorum. Sizi bu iki resimle ve aralarindaki bilmemkac farkin neden ve nicinleriyle basbasa birakiyorum.